Rahmim Feminist Olmamı İstiyor

Lakonik yazdı.

Rahmim Feminist Olmamı İstiyor

Dans ederken kalbimin ritmiyle müziğinkinin senkronize olduğu anları seviyorum. Vücuduma benim hareket emri vermeme gerek kalmıyor artık, kendi otomatik olarak dans ediyor, etrafımda hoşlandığım biri varsa daha da iyi. Kanımda akan adrenalini hissederken shot atıyorum. Bu gece doğru kararlar vermeyeceğimi biliyorum.

Beraber dans ettiğimiz çocuğun evine geçiyoruz. Arkadaşlarımla partiyi burada tamamlamaya karar verdik. Sohbet ediyoruz, gülüyoruz, müzik dinliyoruz. Yalnız kalmışken flörtüm beni kendine çekiyor, dudaklarıma öpücük konduruyor. İçeride arkadaşlarım olduğu için utanıyorum ama hoşuma gittiğini belli eder biçimde gülümsemeyi de ihmal etmiyorum.

Gece devam ediyor, biz aynı evde yalnız kalıyoruz, kondomu olup olmadığını soruyorum, yok deyince de fark etmez lafı çıkıveriyor ağzımdan. Yaşayabileceğim en kötü şey, o zamanlar, istemsizce gebe kalmak. Gün hesabı yaparak bu riski elimine ediyorum ve o gece kondomsuz seks yapıyoruz. Ertesi gün hapı da alıyorum, tıp okuduğum için riskleri en iyi ben biliyorum ya (!).

Bu hikâyeye dönüp baktığımda o anki hâlimin elinden tutarak onu bir tekele götürme, suratına kondom fırlatma isteğiyle yanıp tutuşuyorum.

Birkaç ay sonra genital bölgemde sivilce fark ediyorum. Anneme söylediğimde bana terlemişsindir diyor. Bisiklet sürmemle alakası olabileceğini düşünüyorum, üstünde durmuyorum. Ancak birkaç hafta içinde kaşıntı başlayınca bir muayeneye gitmem gerektiğini fark ediyorum.

Anneme gelme diyorum, ablamla gidiyorum. Ablam riskli seks yaptığımın farkında, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan biri çıkacağını ikimiz de biliyoruz. Ama hangisi, önemli olan soru bu oluyor.

Jinekoloğum genel muayeneyle başlıyor. “Aa bak, polikistik overin varmış” diyor. Ne olduğunu bilmiyorum, o esnada çok da umrumda değil. Regllerim başladığından beri hep düzensizdi, riskli bir durum olup olmadığını soruyorum sadece. Jinekoloğum çok yaygın bir durum olduğunu söyleyip yanaklarımdaki sivilcelere bakıyor.

Öncelikle size şunu söylemeliyim: Doktor muayenesinde eğer tıp okuduğunuzu söylerseniz istemsizce kendinizi quizde gibi hissedebilirsiniz. Bana sivilce dediklerimin siğil olduğunu söylüyor, siğilin neden dolayı olabileceğini soruyor. Aklıma ilk gelen HPV oluyor, daha geçen hafta sınıfta görmüştük. Ama aşılıyımdır herhalde, diye düşünüyorum. Annemler dünya üzerinde var olan her aşıyı yaptırmış olmalı, bilime kendilerine güvendiklerinden daha çok güveniyorlar.

Test yaptırmak için, bana haz ve çocuk vermesi için tasarlanmış organlarım acıtılıyor. Biyopsi test sonucuna göre alınacakmış, yakılması gerekebilirmiş, bağışıklık sistemimin güçlü olması çok önemliymiş… Ve ben bir anda kendimi hasta koltuğunda buluyorum. Hayatımın kontrolü elimden kaymaya başlıyor.

Sonraki muayeneye annemi de götürüyorum. Siğillerin yüksek kanser riski olan iki HPV varyantı yüzünden olduğu sonucunu alıyorum. Rutin kanser testi yanında biyopsi yapılmak üzere yine hasta koltuğuna alınıyorum. Bir virüsün kanser yapabileceği bilgisini okuduğum kitaplardan henüz öğrenmişken hayatımda bu bilgiyle ne yapabileceğimi merak ediyorum.

Jinekoloğum biraz endişeli. Bana kendime nasıl bakmam gerektiğini anlatıyor. Aynı saatte yat, aynı saatte kalk. Günde üç öğün beslen. Bu enfeksiyonun tedavisi yok, kendi bağışıklık sistemine ihtiyaç duyacaksın. Bağışıklığını artırıcı şu aşırı pahalı haplardan al. İlaç değiller, bağışıklık sisteminin ihtiyaç duyacağın noktalarını güçlendirecekler. Kanser için test sonucun haftaya gelecek, üç ay sonra tekrar yaptırman lazım.

Anneme ben niye aşılı değilim diye soruyorum. Annem jinekoloğuma da bakıp sizin doğduğunuz dönemde o aşılar yeni onaylanmıştı, sizin doktorunuz önermemişti, bu yüzden yaptırmadık, diyor. Jinekoloğum daha genç, bu aşıların sigorta kapsamında olmadığını, kendi oğluna bu aşıyı yaptırdığını anlatıyor. Oğlu benden daha küçük.

Erkeklerde semptom göstermesinin daha nadir olduğunu ama erkeklerin de taşıyıcı olmalarından ötürü aşı olmaları gerektiğini söylüyor. Rahmim o güne kadar birlikte olduğum her erkeğe kızgın, ben kanser olma riskiyle yüzleşirken onların bu virüsü yayıyor olmalarına inanamıyor.

Polikistik over sendromunu soruyorum tekrar doktoruma. Çünkü biraz internetten okuyorum, çok da olağan bir sendrom değil gibi algılıyorum. Bana endişelenecek bir durum olmadığını söylüyor. Acaba kanser testini bekliyor olmasam da bana normal bir durum olduğunu söyler miydi? Hormonal düzensizliğin hayatımı nasıl etkiliyor olabileceğini hiç araştırır mıydı?

Mecliste HPV aşısı tartışılıyor, Twitter’da TT oluşunu görüyorum. Başka kadınlar da bu duruma en az benim kadar kızgın. Polikistik over sendromu olan başka bir arkadaşım jinekologların bu sendromu hiç bilmemelerinden yakınıyor. Şaşırıyorum. Kadınlarda böylesine sık görülen bu sendromun arkadaşımda çok ağır seyrettiğini öğreniyorum. Annemin rahminde yıllar önce tümör oluşumu olduğunu, bu yüzden yarısının alındığını öğreniyorum. Doktoru polikistik over sendromu yüzünden olduğunu söylemiş, benim için endişeli bir yüz ifadesi var.

Benim doktorum polikistik overimi önemsemedi. Kanser olmamdan korktu.

Benim devletim kanser olmamı önemsemedi. Beni aşı olmam için teşvik etmedi.

Annem ve diğer kadınlar polikistik overim ve HPV enfeksiyonum için endişeli.

Endişelenme hakkı için protesto ediyorlar.

HPV aşıları ücretsiz olsun diye bağırıyorlar.

Rahmim feminist olmamı istiyor. Rahmimin feminist olmama ihtiyacı var.