Narcissus'un Hikayesi ve Narsisizm

Rozerin Gülmez yazdı.

Narcissus'un Hikayesi ve Narsisizm

Nehir tanrısı ile bir su perisinin oğlu olan Narcissus, Yunan mitolojisinde geçen ve Thebes’in kör peygamberi Teiresias tarafından ‘’kendi suretini görmediği takdirde uzun bir yaşamı olacağı’’ rivayet edilen bir kahramandır.

Kithairon dağında yaşayan güzel sesli bir su perisi olan Echo, olağanüstü güzellikte bir genç olan Narcissus’a aşık olur. Bir gün Echo, geyik avına çıkarken Narcissus’u ormanda takip eder. Onunla konuşmak ister ama ilk kelimeyi söylemeye cesaret edemez. Ayak seslerine kulak misafiri olan genç, ‘’Kim var orada?’’ diye bağırır. Sonunda kendini gösterdiğinde, Narcissus’u kucaklamak için sıçrar, ama Narcissus onu küçümser ve ondan kurtulur. Echo, günlerinin geri kalanını Narcissus’u özlemekle geçirir ve sesinden başka hiçbir şey kalmayana kadar yavaş yavaş solar. İşte bu yankı yapan ses de ‘’echo’’ olarak yani onun adıyla anılır.Echo ile karşılaşmasından bir süre sonra Narcissus susuzluğunu gidermek için bir su havuzuna gider. Suda kendi görüntüsünü görünce ona aşık olur. Ama onu öpmek için her eğildiğinde, kaybolmuş gibidir. Narcissus susuzluk içinde büyür ama ince yüz hatlarını gözden kaçırma korkusuyla su havuzunu terk edemez. Sonunda gördüğü surete yaklaşmaya çalışırken suya düşer ve tam o noktada parlak yüzü ve eğilmiş boynu ile nergis çiçeği belirir. Aşık olmak anlamına gelen ‘’fall in love’’ sözcüğü de Narcissus Miti’nden gelmektedir.

Blog Image

Narcissus , İtalyan Barok ustası Caravaggio’nun 1597-1599 yılları arasında boyanmış bir tablosudur. Galleria Nazionale d’Arte Antica’da yer almaktadır.

Narcissus’un adıyla anılan ve halk arasında genelde sadece ‘’kendine aşık olma’’ olarak bilinen narsisizm kavramına eğilecek olursak aslında narsisizmin kendine aşık olma durumundan çok daha fazlası olduğunu görebiliriz. Narsistik Kişilik Bozukluğu (NPD), kalıcı bir görkemlilik örüntüsü, sınırsız güç veya öneme sahip fanteziler, hayranlık veya özel muamele ihtiyacına sahip olma ile karakterizedir (1). Bu bozukluğa sahip kişiler, kişiler arası çatışma ile ilgili önemli psikolojik sıkıntı yaşayabilir. Kişiler arası çatışma, kısaca bir kişinin, bir başka kişinin ya da kişilerin hedeflediği başarıyı engellemesi ile ortaya çıkan bir süreç olarak tanımlanabilen bir kavramdır.

Narsisizm; kendini yüceltme, hayranlık veya özel muamele ihtiyacı, kişiler arası değişkenlik, zayıf sıkıntı toleransı gibi özelliklerle karakterize olmuş durumdadır. Bu karakteristik özellikleri narsist kişilerde zayıf sınır problemleri, değişim hakkında belirsizlik, bilişsel çarpıtmalar, kendini idealize ederek başkalarını değersizleştirme, yardımı reddeden davranışlar, sağlığını kötü bir biçimde yönetme olarak kendini gösterebilir ve karakteristiğinin oluşturmuş olduğu bu durumlar narsistik kişilik bozukluğunu tedavi etmede zorluklar olarak da karşımıza çıkabilir. Bu zorlukların ortaya çıkarabileceği muhtemel davranışların bazıları aşağıda verilmiştir:

1) Zayıf sınır problemleri; narsist kişinin aşırı aramalar yapması, seans sırasında fazladan zaman istemesi, terapist hakkında kişisel bilgi talep etmesi, terapistle etkileşim için profesyonel yönergeleri göz ardı etmesi davranışları olarak kendini gösterebilir.

2) Değişim hakkındaki belirsizlikler; terapiste karşı tutarsız muamele, terapötik yaklaşımla ilgili tutarsız istekler, özellikle acı veren konulardan kaçınma, savunmacı olma, geçmişte sıkıntıya neden olduğu anlaşılan faaliyetlere kasıtlı katılım davranışları olarak kendini gösterebilir.

3) Bilişsel çarpıtmalar; ya hep ya hiç düşüncesi, gerçekçi olmayan hedef belirleme, sık başarısızlık duyguları, kişiler arası ilişkilerle ilgili yıkıcı düşünce kalıpları davranışları olarak kendini gösterebilir.

4) Kendini idealize ederek başkalarını değersizleştirme; terapiste hem olağanüstü yetenekli hem de korkunç derecede aşağılayıcı olarak atıfta bulunma, çevresindeki herkesi eleştirerek kendi doğrularının empoze ederek öğütler verme davranışları olarak kendini gösterebilir.

5) Sağlığını kötü bir biçimde yönetme; uygun beslenme kurallarına uymamak, tutarlı olarak kullanması gerekli olan ilaçları kullanmama davranışları olarak kendini gösterebilir.

6) Yardımı reddeden davranışlar; sık seans iptalleri, duygusal kaçınma, sağlayıcılara sık sık eleştiri, savunmasız hissettiğinde öfke duyma davranışları olarak kendini gösterebilir.

Bu davranış biçimlerini incelediğimiz takdirde hepsinin temelde kişinin kendisine özel muamele isteme ve bu özel muameleyi hak ettiğini düşünme halini içermektedir, bu düşünce biçiminin temelinde de kendini insanların üstünde konumlandırması vardır. Kendilerini başkalarının yerine koyamaz ve başkalarını anlayamazlar. Sanki her şey sadece kendileri için vardır ve ne olursa olsun her şeyin kendi amaçlarına hizmet etmesi gerekir. Başkalarının fikir ve hareketleri kendi amaçlarına hizmet ediyorsa vardır; aksi halde bu fikir ve hareketler tahammül edilemez düşüncelerdir. Bu katı inanışları çevresindeki insanları manipüle etmelerine de sebep olabilir; ama bu manipülasyon öyle alttan alta hissettirilmeden yapılır ki manipüle etmekte oldukları kişi çoğunlukla bu durumu algılayamaz. Örnek üzerinden gidecek olursak bir arkadaşının ‘’X’’ kişisiyle görüşmesini istemeyen narsist kişi arkadaşına ‘’X ile görüşmeni istemiyorum.’’ demez, ‘’X de aslında sana hiç uygun bir arkadaş değil, onda ne buluyorsun anlamıyorum.’’ der. Yani görünürde direkt olarak arkadaşının kararına karışmış olmaz, peki kararını etkilemiş olur mu ? Büyük ihtimalle evet.

7) Narsistik kişilik bozukluğun kökeninde yatan nedenin kişinin “benlik yapısındaki temel kusur” olduğunu ifade edilmektedir. Narsisistik kişilik bozukluğuna sahip kişiler kendilerini fiziksel ve ruhsal yönden aşırı beğenen, üstün gören, sürekli beğeni, ilgi ve onay bekleyen; gittikleri her yerde hemen özel ilgi göreceğine, üstün bir yeri hak ettiğine inanan kişilerdir. En güzel, en yakışıklı, en başarılı, en parlak kişi odur ya da o olacaktır. Böylesine yoğun narsisistik beklentiler içinde hayal kırıklıkları ve incinmeler de o denli sık olabilir. Bireyin benlik saygısı, dışarıdan gelecek ilgi, beğeni, onaylarla beslenmektedir. Söz konusu kişiler eleştiriye dayanamazlar ve sürekli övgü beklerler. Bu nedenle görünüş ve davranış hep bunları elde etmeye yöneliktir. Beklentileri karşılanmayınca benlik saygıları hemen düşer. Kırgınlıklar, bunaltı ve çökkünlük olabilir. Kendilerini yüceltmek, daha üstün görmek ve göstermek için başkalarını kullanır, hatta sömürürler. Arkadaşlıkları yalnız bu yönde çıkar sağlamak içindir. Başkalarının duygu ve düşüncelerine, gereksinimlerine eşduyum gösteremezler. Bu nedenlerle ilişkilerde bencil olarak tanınırlar. Ama gerçek şudur ki bu kişiler başkalarını sevmeyi başaramadıkları gibi kendilerini de sevmeyi başaramazlar. Kendine aşık olma haliyle akıllarda özdeşleşmiş olan narsisizmin aslında kendine aşık olmaktan çok farklı bir durum olduğunu ‘’Bu kişiler başkalarını sevmeyi başaramadıkları gibi kendilerini de sevmeyi başaramazlar.’’ cümlesinden rahatlıkla anlayabiliriz. Hatta belki de kendilerini idealize ederek başkalarının üstünde görme hallerindeki galibiyet hissi bile kendilerine duydukları sevgiden kat be kat daha fazladır diyebiliriz.

Kaynakça

1. American Psychiatric A, American Psychiatric A, Force DSMT. Diagnostic and statistical manual of mental disorders: DSM-5. Washington, DC: American Psychiatric Association; 2013. 

2. Stinson FS, Dawson DA, Goldstein RB, et al. Prevalence, correlates, disability, and comorbidity of DSM-IV narcissistic personality disorder: results from the wave 2 national epidemiologic survey on alcohol and related conditions. The Journal of Clinical Psychiatry. 2008 Jul;69:1033–45. 

3. Bouizegarene N, Lecours S. Verbal Elaboration of Distinct Affect Categories and Narcissistic Personality Disorder Features. Psychoanalytic Psychology. 2016 No Pagination Specified. 

4. Casillas A, Clark LA. Dependency, impulsivity, and self-harm: traits hypothesized to underlie the association between cluster B personality and substance use disorders. J Pers Disord. 2002 Oct;16:424–36. 

5. Ansell EB, Wright AG, Markowitz JC, et al. Personality disorder risk factors for suicide attempts over 10 years of follow-up. Personal Disord. 2015 Apr;6:161–7.

6. Blasco-Fontecilla H, Baca-Garcia E, Dervic K, et al. Severity of personality disorders and suicide attempt. Acta Psychiatr Scand. 2009 Feb;119:149–55. 

7. Nesne Psikoloji Dergisi (NPD), 2013, Cilt 1, Sayı 2, Volume:1, Number:2

8. Elizabeth L. Kacel, Nicole Ennis, Deidre B. Pereira, et al. Narcissistic Personality Disorder in Clinical Health Psychology Practice: Case Studies of Comorbid Psychological Distress and Life-Limiting Illness. Behav Med. 2017 Jul-Sep; 43(3): 156–164.