Mercan Sevdası

Katre yazdı.

Mercan Sevdası

Uzun ve lacivert gecenin sırlarını hırpaladı istemeden kirpiklerim. Sandım ki gökyüzümsün ve ölüm karanlığında buldum seni. Yakamozlu sahilde yürürken içime işleyen soğukta varlığın, moraran parmak uçlarıma buseler bırakmıştı.

Yaklaşıyordu sızı, zamandan sakladığım anı, vurgun bilmeyen dalgıcın mercan sevdası.

Şehrin ışıklarına daldı, insan olmanın lanetiydi onu sona getiren. Ulaşmıştı sonunda altın özlü mercana ve tek buydu ısıtan ellerini. Sıcaklık yayılırken hissetmedi, ne sızıyı ne zamanı ne de laneti. Yanağımda ıslaklık ve kulağımda yalancı bir kıpırtıydı son sözleri: “Uzaklara gitmek istiyorum ben. Duraklarında hüzün olmayan yolda ufukların hayaliyle sonsuzluğa yakınlaşmak istiyorum. Güneşle tanışan tomurcuklara dal olmak, her esintide kalplere değmek istiyorum. İncitmemek, saklanırken gölgemden, hiçbirinin ışığını kesmemek istiyorum. Tanıdık ruhlara sığındım hep, artık sevdiğimi zamansızca söylemek istiyorum.”

Bir umut gözlerindeki parıltıyı aradım yıldızlarda, kucaklarcasına uzattım sonra kollarımı gökyüzüne. Gözlerimi açtığımda mor değil, altın parıltılıydı ellerim.