İzmir’in Salyangoz Simgeli Yavaş Şehri: Sığacık

Zehra Doğan (Marmara Tıp'25) yazdı.

İzmir’in Salyangoz Simgeli Yavaş Şehri: Sığacık

Güzel İzmir’in tüm cazibesini yaşamak; aynı zamanda şatafattan ve kalabalıktan uzak, huzurlu bir tatil geçirmek istiyorsanız biraz yavaşlamaya ihtiyacınız varsa size harika bir tavsiyeyle geliyorum: Türkiye’nin ilk yavaş şehir (citta slow) unvanlı ilçesi Seferihisar ve onun gözbebeği mahallesi Sığacık.

İzmir merkeze 50 km, Seferihisar merkeze ise 5 km uzaklıkta yer alan Sığacık; yüzyıllara tanıklık etmiş Sığacık Kalesi ve ünlü antik kent Teos sınırları içerisinde yer alıyor. Muhteşem doğası, tertemiz koylarıyla son yıllara kadar kendi halinde bir balıkçı kasabası olan yerleşkemizin, 2009’da aldığı yavaş (sakin) şehir unvanının getirdiği popülariteyle, kendi halindeliği biraz zarar görse de merak etmeyin, hem halk hem de yerel yönetim yerleşkeyi modernizme kurban etmemek için gerekli çabayı gösteriyor.

İçindeki bu büyülü havadan olsa gerek pek çok da sanatçı yetiştirmiş Sığacık. Örneğin ünlü yönetmenimiz Çağan Irmak. Çocukluğunu Sığacık’taki küçük sinemada geçirdiğini söyleyen Çağan Irmak’ın, filmlerinde de zaman zaman üstü kapalı bahsettiğini görüyoruz memleketinden. Türk sinemasında kült bir yapım olan “Babam ve Oğlum” filminin bir kısmını burada çektiği gibi, “Mustafa Hakkında Her Şey” filminde de Mustafa’nın çocukluğunun burada geçtiğinden bahsederek kendi çocukluğuna atıfta bulunduğu göze çarpıyor ünlü yönetmenin.

Blog Image

Sahnenin çekildiği, ünlü yönetmenin Seferihisar’daki çocukluğunun geçtiği bakkal.


Blog Image

Çetin Tekindor’u gördüğümüz sahnelerdeki kahvehane ise Çağan Irmak’ın babasının ünlü yönetmen çocukken sürekli gittiği kahveymiş.

Kavak Yelleri’ndeki tatlı İzmir kasabasını izleyenler hatırlar belki; o huzurlu, ekrandan bile insanın içini ferahlatan kasaba da tahmin ettiğiniz gibi burası işte. Dizinin çekildiği zamanlardan bu yana Sığacık’ta çok şey değişse de insanların samimiyeti ve güler yüzü aynı duruyor.

Şimdi izninizle, olur da bu muhteşem tatil beldesine yolunuz düşerse uğramadan geçmemeniz gereken, gezmeden giderseniz gezinizin yarım kalacağına inandığım yerlerden bahsetmek istiyorum biraz da.

1) Döneminin Hollywood’u: Teos Antik Kenti

Blog Image

Teos, Sığacık Seferihisar – Amfi tiyatro


Antik döneme ilgi duyuyor musunuz bilmiyorum ama etrafı yüzlerce zeytin ağaçlarıyla çevrili, size en azından muhteşem bir doğa yürüyüşü vaat eden Teos Antik Kenti’ni görmeden Sığacık’tan ayrılırsanız gezinizin eksik kalacağı kanaatindeyim. Döneminde sanat ve sanatçıya duyduğu saygıyla, kurduğu sanatçı sendikalarıyla nam salan “Sanatçıların Kenti” lakaplı Teos Antik Kenti, 12 İyon kentinden bir tanesi olmasının yanında, bundan 3 bin yıl öncesine kadar da Kuzey İyon’un başkenti konumundaymış. Birçok tapınak ve yapı bulunduran şehirdeki en temel kalıntı ise şarap tanrısı Dionysos’un adını verdiği Dionysos Tapınağı. Antik kentte bulunan en belirgin yapılardan olan amfitiyatroda ise dönem dönem konserler gerçekleşmeye devam ediyor.

Blog Image

Teos, Sığacık, Seferihisar- Dionysos Tapınağı Kalıntıları

2) Yüzlerce Yıllık Tarihin Şahidi: Sığacık Kalesi

Blog Image

[3] Sığacık, Seferihisar- Sığacık Kalesi

Selçuklular döneminde inşa edildiği düşünülen ve yapımında Teos Antik Kenti’ndeki taşlardan yararlanılan yapı, Kuşadası, Sivrihisar ve Ayasuluk olarak ayrılan üç kapı bulunduruyor. Kanuni Sultan Süleyman dönemindeki Rodos Seferi de dâhil uzun yıllar deniz üssü görevini sürdürdüğü söylenen yapı, yakın geçmişe kadar da gümrük kontrol merkezi olarak kullanılmış. Böyle güçlü bir geçmişe sahip olan kale günümüze uzanırken haliyle birçok restorasyon ve değişim geçirmiş. Tarih kokan sahili, pazar günleri kale içine kurulan muhteşem pazarı, yine kale içinde yer alan birbirinden güzel turistik işletmeleriyle Kale’de en azından bir günbatımı izlemeden gelmemenizi öneririm.

3) Üreticiden Halka: Kaleiçi Pazarı

Blog Image

Sığacık, Seferihisar- Sığacık Kaleiçi Pazarı

Kalenin içine kurulan Kaleiçi Pazarı, yerel halkın temel geçim kaynaklarından olmasının yanı sıra tatilcilerin de uğrak noktası. Toptancı ve halden mal getiriminin olmadığı bu pazarlarda sadece üreticilerin getirdiği malların satılmasına izin veriliyor. Baklava, börek, kızartma, sarma, turşu, meyve, sebze kısacası aradığınız her şeyi bulabildiğiniz bu organik pazarlara dışarıdan gelen turistler de büyük ilgi gösteriyor. Pazar günleri muhtemelen büyük kalabalıkla karşılacağınız bu pazarda, pazarcı teyzelerin el emeği muhteşem ege yemeklerini tadınca o büyük kalabalıkta beklemenize değdiğini anlıyorsunuz.

4) Biraz Plaj Keyfi: Akkum Plajı

Blog Image

Sığacık, Seferihisar- Akkum Plajı,

Sığacık’a kadar gelip deniz görmeden giderseniz olmaz. Girlen, Akarca gibi birbirinden temiz birçok plajı olsa da benim tavsiyem Akkum plajını görmeden gelmemeniz. Göz alabildiğine uzanan turkuaz suları ve beyaz kumsalıyla inanın bu plaj, mavi bayraklı plaj olma unvanını sonuna kadar hak ediyor. Körfez rüzgarı sayesinde scuba-diving, rüzgar sörfü gibi sporlarla uğraşanların da oldukça sık tercih ettiklerini söylemek gerek. Büyük bir koya, birbirinden çeşitli işletmelere sahip olan bu plajın en büyük eksisi ise özellikle hafta sonu ve tatil dönemlerinde çok kalabalık olması.

Blog Image

Sığacık, Seferihisar- Akkum Koyu Drone Çekimi

5) Film Setlerinden Fırlamış Gibi: Sığacık Sokakları

Sığacık sokaklarında yürümek insanın modunu öyle bir yükseltiyor ki kendinizi sımsıcak bir Ege filminin içinde gibi hissediyorsunuz. Tepelerden sarkan yemyeşil bitkilere, sokaktaki kedilere, bazen rengarenk bazen de bembeyaz evlere, ara ara burnunuza esen mandalina kokusuyla karışık deniz kokusuna, yerli teyze ve amcalarla yapılan muhabbetlere öyle bir alışıyorsunuz ki seneye tekrar gelmek için fırsat kolluyorsunuz.

Blog Image

Sığacık, Seferihisar- Sığacık Sokakları

6) Sığacık Limanı: Teos Marina

Gün batımında surların tepesine çıkıp marinayı seyrederek manzaraya doymayacaksanız ne anlamı kaldı Sığacık gezimizin? 518 yatı aynı anda barındırmasının heybetiyle bize göz kırpan marina, bölge halkı için önemli bir turizm ve istihdam kaynağı. Bu muhteşem limandaki hoşunuza giden tekneyle yat turlarına katılmak, Seferihisar’ın diğer koylarını da keşfetmek tatil zevkinizi artırmanıza, Seferihisar’ı daha yakından tanımanıza yardımcı olacaktır.

Blog Image

Sığacık, Seferihisar- Teos Marina

7) Ne Yapın Edin Takviminizi Denk Getirin: Mandalina Festivalleri

Hem kokusu hem tadıyla başka bir yerde bulamayacağınız Seferihisar Mandalinası’nı tanıtmak amacıyla her yıl festivaller düzenleniyor ilçede. Mandalina kral ve kraliçeleri, mandalina güzelleri, mandalinalı tarifler gibi birbirinden eğlenceli etkinliklerle yerel halkın da deyimiyle adeta bir turuncu bayram yaşanıyor. Birbirinden ünlü sanatçıların konserleriyle eğlence daha da artıyor. Hem sevdiklerinizle daha eğlenceli vakit geçirmek hem de yerli halkla kaynaşmak için festivallere uğramanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

Blog Image

Sığacık, Seferihisar- 15. Mandalina Festivali’nden Bir Fotoğraf,2014

8) Biraz da Karın Doyuralım: Muhteşem Ege Yemekleri

Blog Image

Mekân Önerisi: Milos Balık& Meze

Sığacık’ın eski bir liman kenti ve balıkçı kasabası olduğunu söylemiştik. Bu sebeple istediğiniz fiyat aralığında ve menüde çeşitli balık yemekleri bulmak mümkün. Benim tavsiyeme gelecek olursak mutlaka marinadaki restoranlardan birine uğrayın ve tazecik balığın eşliğinde manzaranızın tadını çıkarın. Deniz şehri dedik, balık yemeden dönmeyin dedik ama o harika zeytinyağlıları da pas geçmeyin. Enginarlı yemekler, kızartmalar, sarmalar, farklı otlarla bezenmiş mezeleri de yemek masanızdan eksik etmeyin.

Blog Image