Gabo'nun İlham Perisi: Juan Rulfo
Ela Ayrancı, Marmara Diş'24 yazdı.

Tüm Latin Amerika'da Gabo olarak bilinen; Yüzyıllık Yalnızlık, Kırmızı Pazartesi ve Kolera Günlerinde Aşk gibi eserlerin yazarı Gabriel Garcia Marquez'in ilham perisi Meksikalı yazar Juan Rulfo.
Juan Rulfo, Hispanik Amerikan edebiyatının önemli isimlerinden. Yayınlanan yalnızca üç kitabı ile uluslararası edebiyatın Olimpos'una tırmanmış ve başta Gabo olmak üzere birçok yazarın ilham perisi olmuştur.

Juan Rulfo
Gabo'nun bir arkadaşı sayesinde Juan Rulfo ile tanışması ise tıkanıklıktan ötürü eserlerini tamamlayamadığı bir döneme denk geliyor. Yazarın tek romanı Pedro Paramo ile tanışan Gabo, daha sonralarında Araucaria dergisinde o gece kitabı iki kez bitirmeden uyuyamadığını yazar.
Ertesi gün Ova Alev Alev'i okudum ve hayranlığım bir nebze azalmadı. Yılın geri kalanı boyunca başka bir yazarı okuyamadım. Hepsi gözüme daha küçük görünüyordu.
Gabriel Garcia Marquez
İlham perimiz, Jalisco'nun San Gabriel ilçesinde büyüyor yani şöyle de diyebiliriz: Rulfo'nun eserlerinde işlediği mitlerin ve olağanüstü unsurların kaynağı yaşadığı bölge. Öyle ki San Gabriel'de batıl inançlar, ölüye tapma ve mitlere inanma fazlasıyla yaygındı.
“Gerçek dünyayı sıra dışı bir bakışla, kırsalın bariz sadeliğiyle başlayıp insanlığın temel sorunlarına ve Hispanik kimliğe bağlayan efsanevi ve sembolik biçimde açığa çıkarıyor."
César Valencia Solanilla
Rulfo'nun olağanüstü unsurları müthiş bir sıradanlık ve dinginlikle işlediği eserleri halen okunmaya devam ediyor ancak çok daha fazla ilgiyi hak ettiğini söyleyebiliriz. Biraz da bu eserler üzerine konuşalım:
Yazarın 1953'te yayınlanan ilk kitabı Ova Alev Alev (Kızgın Ova). Kitapta Juan Rulfo'nun tüm kısa öyküleri toplanmış. Öykülerde Rulfo, inanılmaz gözlem gücüyle adeta film çekiyor. Devrimci, kendine özgü tarzı ile Meksika Devrimi’nden sonra kırsal kesimde yaşanan zorlukları yansıtıyor.

Fotoğraf: Eylül Görmüş
Sırada tek romanı Pedro Paramo var. Rulfo için “ilham perisi” dememizin en güzel örneği de Gabo'nun Pedro Paramo'dan bir cümleyi doğrudan Yüzyıllık Yalnızlık'a koymasıdır. Rulfo yalnızca 130 sayfalık romanında Meksika Devrimi’ni, kırsal kesimde yaşanan şiddeti, ahlaki çöküşü ve ölümü öyle duru ve çarpıcı bir dille anlatıyor ki İspanyolcanın Don Quijote'tan sonraki en büyük başyapıtı kabul ediliyor.
"İspanyolcada bir yeniliği temsil eden bu tarzı, henüz tanışmadığı babasını bulmak için memleketi Comala'ya dönen bir adamın hikâyesini anlattığı Pedro Páramo'da sonuna dek kullandı."
Becerra
Son eseri ise, Başta tiyatro olarak yazdığı fakat sonrasında 1980’de, hikayeye dönüştürerek yayımladığı Altın Horoz. Juan Rulfo; gerçekle düşü, geçmişle geleceği birbirine geçirmiş ve kırsal kesimin hüznünü de yansıtmış, şenliğini de. Altın Horoz, 1964'te Roberto Gavaldón'un yönettiği aynı isimli filmin ilham kaynağı olur.
Rulfo edebiyattaki başarısı ile Meksika Ulusal Edebiyat Ödülü'ne ve İspanya'da Cervantes Ödülü'ne değer görüldü. Juan Rulfo, Cordillera adını verdiği romanını ise tamamlayamadan Meksika diyarından göçtüğü için 20. yüzyıl edebiyatı belki de yeni bir başyapıttan mahrum kalmış diyebiliriz.
Var olan üç eseri ile bile size “Neden daha önce karşılaşmadık?” dedirtecek ilham perisini okuyun, okutturun!
Kaynakça:
Juan Rulfo: Bir Öncünün Yüz Yılı. (2021). Retrieved from